Ana Sayfa Kadın MEDYANIN YIKICI ETKİSİ: BODY-SHAMING ÜZERİNE

MEDYANIN YIKICI ETKİSİ: BODY-SHAMING ÜZERİNE

gönderen Serüven Dergisi

Helin Kaya-

Hiç hangi sıklıkla görünüşümüz hakkında kendi fikrimiz haricindeki fikirleri neden bu kadar dikkate aldığımızı ve değişimi için çabaladığımızı düşündünüz mü?  Çoğu insan için her zaman daha iyi, daha hızlı ve daha güçlü olmak doğal bir eğilimdir ancak daha iyi olmak için bu hırs, özellikle fiziksel görünüşümüze geldiğinde, ciddi sonuçlara neden olabilir. Bu sonuçlardan birini de body-shaming olarak adlandırabiliriz. Body-shaming başka birinin vücudunun şekli veya büyüklüğü hakkında aşağılamayı ifade etme eylemi olarak bilinir. 

Peki dış görünüşümüz hakkında yapılan bu yorumları kabul edilebilir yapan nedir? Başka bir deyişle, ‘sözde niyetin’ ne olduğu önemli mi? Aslında toplumca farkındayız ki tıpkı cinsiyetçi yorumlar gibi lookist yorumlar da insan psikolojisine bir ihlaldir. Aynı zamanda bu psikolojik ihlal ve zorbalık özellikle genç yaşlarda travmaya neden olabilir. Birinin vücudunun büyüklüğü veya şekli hakkında olumsuz yorum yapmak onlara potansiyel olarak düşük benlik algısı, öfke, kendine zarar verme ve hatta zihinsel sağlık bozukluklarına yol açabilir. Bunun en büyük örneğini Sibel Ünli ile yakın zamanda gördük. Sistematik olarak uğradığı bu zorbalık da Sibel’in intihar sebeplerinin bir parçası olarak adlandırılabilir. Bu durum beraberinde bize şu soruyu soruyor; sonuçları bu kadar ağır olan body-shaming’i neden ısrarla sürdürmeye devam ediyoruz? Sistematik olarak uğranılan bu ayrımcılık, bireye mi yoksa bireyin kontrolü dışında bir şeye mi ait? ‘Büyük resimden’ bakıldığında bu sadece bireysel davranış değil büyük ölçekli kültürel ve sosyal değişim ile ilgilidir. Buna neden olan bireysel ön yargı kontrolü artık insanların tekelinden çıkmıştır. Söylenmese bile body-shaming’i sürdüren düşüncelerin zihinde bulunmasının asıl suçlusu bizi bu yönde düşünmeye iten sebeplerdir. 

Görsel kültürde görünüm önemli bir unsurdur. Ne yazık ki toplumsal normlar, zayıflığı güzelliğin başlıca standardı olarak görmektedir. Bu nedenle bu vücut tiplerinden sapan insanlar body-shaming’e maruz kalmaktadır. Bu farklı şekillerde hem erkekler hem de kadınlar arasında farklı platformlarda karşımıza çıkıyor. Sosyal medya sürekli olarak ‘Nasıl kilo vermeliyiz? Nasıl daha ince görünmeliyiz?’ gibi reklamlar ile üzerimizde büyük bir baskı kuruyor. Bu tarz oluşumlar bizden vücudumuzu değiştirmemizi, görünüşümüzü önemsememizi ve 0 beden olmamızı bekliyor. Eğer bunları yapmazsak sosyal medya üzerinden body-shaming’e maruz kalıyoruz ve bedenimizi kritize etmeye başlıyoruz. Diğer insanlarla bedenimizi kıyaslıyor ve yargılıyoruz.  İhtiyaç dışı bu imaj ısrarı ve insanların vücudunun hedef haline getirilmesinin suçlusu düzene hizmet eden, bizi bir kalıba sokmaya çalışan bütün kuruluşlar ve sosyal medyadır. Birçok sosyal medya platformu ve reklamlar bu davranışı yıllardır normalleştiriyor. Sosyal medyadan gelen baskı ile genç bireyler reklamlardaki mükemmeliyet algısıyla görünüşlerinin yapabileceklerini sınırladığını düşünmeye başladılar. Ayrıca olumsuz yorumlar ve provoke edici görüntüler, genç insanları vücut tiplerinin toplumsal normlara uyacak şekilde değiştirmek için sağlıksız davranışlarda bulunmaya yönlendirebilir. Bu fikrin sürdürülmesi her türlü insanda bir kıyas algısı yaratıyor. Aslında bilmemiz gereken şey ‘algılanan kusurlar’ her bedende bulunabilir. Magazinlerin bu konuda çok zorbaca tavırlarının olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin, bir ünlünün bu kusuru göstermesi ne yazık ki bir haber konusudur. Body-shaming’de gördüğümüz en yaygın temalardan biri de ironiktir ki sağlıktır. Sitcomlarda sık sık aşırı kilolu karakterleri bir şaka objesi olarak gösterilmesi de buna örnek olarak verilebilir.  Medyanın bu yönlendirmesine karşın bilmeliyiz ki şişman formda da sağlıklı olmak mümkündür. Ne yazık ki zorbalık kurbanı olan sayısız insana rağmen ısrarla body-shamingi sürdürmeye devam ediyoruz.  

Body-shaming ancak yapısal olarak mücadele ettiğimizde duracaktır. Bu süreçte çözüm olarak bu gibi durumlar ile karşılaştığımızda fiziksel eleştiriler ve saldırgan davranışlar yerine insanları, özellikle kadınları, bedenlerini kucaklamaya ve kim oldukları ile gurur duymaya teşvik etme yoluna gidebiliriz. Hangi makyaj ya da kıyafeti seçersek seçelim utanmayı hak etmiyoruz. Kadın bedenlerinin kontrol nesnesi olmadığı ve insanların cinsiyetlerini ve cinsel ilişkilerini ifade etmek için kendilerini güvende hissettikleri tüm biçimlerde eşitlik için mücadele etmeliyiz. Buna ilk olarak sosyal medya platformlarından başlayabiliriz.

Şunu da eklemek gerekir ki konuşma özgürlüğü kişinin kendisinde başkalarının fiziksel görünümü hakkında serbestçe yorum yapması değildir. İnsanların böylesine yıkıcı şeyler söyleyebilecekleri bir kültürün var olması engellenmelidir.

Related Posts

Yorum Bırak