Ana Sayfa Kadın VARDIK… VARIZ… VAR OLACAĞIZ..!

VARDIK… VARIZ… VAR OLACAĞIZ..!

gönderen Serüven Dergisi

Ezgi Çetinkaya –

Bir ateş yaktığımızda bazı rüzgarlar ateşi dağıtıp değinmemesi gereken yerlerde özgür bırakır fakat kişi biliyor ise ısıtması gereken suyu, pişirmesi gereken aşı, ateşi kontrol altına alır ve etrafa yayılan tüm kıvılcımları söndürüp kararlılık ile yeniden yönelir hedefine. Eğer ki kıvılcımlar adeta düşmanlık ile harlanmıyor, büyümesi gözlemlenmiyor ise sönmeyecek yangın, pişirilmeyecek aş kalmayacaktır.

Sınıflı toplumların ortaya çıkışıyla birlikte kadınların toplumsal rolleri değişime uğramış, toplum içinde etken rol alan kadınlar edilgenleşmiştir. Üretim ilişkilerinin gelişimi ile özel mülkiyetin ortaya çıkışıyla anasoylu toplum talan edilmiş yerine ezen-ezilen ilişkisinin hüküm sürdüğü erkek egemen toplumsal yapı gelmiş ve tüm sınıflı toplumlarda kendisini var etmiştir. Köleci toplumlardan feodal toplumlara ve buradan kapitalizme kadar süregelen erkek egemen yapı devam etmiş ve kadınların kimlik-emek-beden sömürüsünün de içinde barındığı sistemin en başat işbirlikçisi olmuştur. Tüm bu değişim süreci elbet kolayca kabullenilmemiş, kadınlar bu ezme-ezilme ilişkisine karşı başkaldırmıştır. Amazonlardan cadılara kadar günümüze değin kadınların mücadelesi, direnişi erkek egemenliğine karşı tarih sahnesinde var olmuştur.

Bu direniş geleneğinin devamcısı milyonlarca kadına umut olan 8 Mart Gece Yürüyüşü’nde de alanları dolduran kadınlar umudu büyütmeye devam etmektedir. Siyasi iktidarın tüm yasaklarına rağmen kadınlar yüzyıllardır gasp edilen yaşam hakkı için, emeği için, kimliği için 8 Martta alanlardaydı. Siyasi iktidar kadınların iradesine karşı tüm sokakları polis ablukasıyla kapatsa da kadınlar ablukaya inat erkek egemenliğe inat meydanlara akarak taleplerini haykırdı. Kadınlar sokakları terk etmedi.

8 Mart Gece Yürüyüşü’nde alanları dolduran binlerce kadın kendi rengiyle, talepleriyle yasaklara inat, polis ablukasına ve saldırısına inat yan yana durdular. Farklı reflekslerin gösterildiği bu yan yana duruşta esas olan nokta tüm kadınların patriarkaya karşı direnmesiydi. Kadınların kendi iradeleri ile o yasaklı alana giriş yapması direnişin ta kendisi ve devamcısı idi. Bu noktada kadınların refleksleri sorgulanamaz ve ayrıştırılamaz olması kadın dayanışmasının güçlenmesinde, kadın mücadelesinin büyümesinde patriarkaya karşı sağlam ve delinemez bir barikat oluşturacaktır. Bu barikatı inşa etmek için yürürken, hatta bu yolda yanılsamalarımız olsa dahi bu yanılsamalardan çıkış noktamız kadın dayanışması ve mücadelesidir. 8 Mart Dünya Kadınlar gününde geceleri, sokakları ve meydanları isteyen kadınların varlığı, emeği, kimliği ve bedeni için sokaklardan taşan kadın kitleleri… Umutsuzluğa düştüğümüzde bizi umuda bağlayan o kalabalık kare, yüzyıllardır yükselen kadın mücadelesinin bir yansıması, rotası ve zaferi olacaktır.

VARDIK, VARIZ, VAR OLACAĞIZ!

Related Posts

Yorum Bırak