Ana Sayfa Kültür-Sanat KOŞULLARLA UZLAŞMAK İSTEMEYEN İKİLİ: OTONOM PİYADE

KOŞULLARLA UZLAŞMAK İSTEMEYEN İKİLİ: OTONOM PİYADE

gönderen Serüven Dergisi

Su Yılmaz-

Türkçe rap müziğinin en nevi şahsına münhasır ikililerinden olan Saian ve K”st yani Otonom Piyade 2017’den sonra yeni albümlerini 20 Mart 2020 gecesi piyasaya sürdüler. 3 yıllık uzun bir bekleyişin ardından gelen bu yeni albümü iki kelime ile tanımlamak gerekirse “Memleket Gibi” demek hiç de yanlış olmaz aslında. Gerek Saian gerekse K”st “eski kafa” diye tabir edilen Old School müzik ile kazandıkları kimliklerini 2020 yılında hala kaybetmemiş olmaları biz dinleyicileri için oldukça sevindirici bir durumdur. 2015 yılında başlayan rap müzikteki dönüşüm ile birlikte birçok MC tarzlarını değiştirip farklı kulvarlara geçerken Otonom Piyade’nin hala yerinde kalması ve üretimlerine devam ediyor olmaları sevenleri için adeta çölde vaha etkisi yaratmaktadır. Gerek müzikal altyapıları gerek sözlerinin keskinliği ise çıtayı daha da yükseltiyor.

Saian ve K”st ikilisinin müzikal tavrının ‘günümüz türkçe rap’ piyasasından farklı olması ve protest duruşlarını kaybetmemesi de üstüne basılması gereken bir nokta. Saian SS Gazete Duvar’da Deniz Durukan’a verdiği röpörtajda* şöyle özetliyor; ‘Bunlar önce rap’in içini boşalttı, etiketledi, güzel jelatinlere sardı sonra da çok satan bir ürün haline getirdi.’ ve ekliyor; ‘hip-hop da protesto halinden çıkıp lümpen hale geldi. Kafa tutmuyor artık, paranın safında olan, paranın safını seçen otomatik olarak iktidarla uzlaşmak zorunda… Ben nehrin öteki tarafındayım.’Birçok MC ya da ‘nehrin öteki tarafında kalmayı başaran MC’ler şarkılarındaki protest tarzı sayesinde bu müziği dinleyen gençleri fikirlerinin oluşmasında büyük katkı sağladığı inkar edilemez bir gerçek. Özellikle bir çok müzik türünde göremediğimiz ve buraya müdahale edemediğimiz sokakların anlatılmasında Rap müzik büyük bir rol oynuyor. Son zamanlarda daha çok ön plan çıkan ‘semt kültürü’ de bunun bir parçası. Bu kültürün içerisinde çoğunlukta olan ve düzenle bir ”problemleri” olan insanlar olmasına rağmen gerek ‘pop’ müzisyenlerinin yüzünü bu alana dönmesi gerek düzen partilerinin bile tüm tezatlığıyla rap müziği siyasi eylemlerinde kullanması rap müziğin endüstriyel ve sosyal anlamda bilinirliğinin artması için bir kazanım ama kültürün içerisinde ve köklerinde yer alan karşı duruş için tam tersi bir gerileme ve yozlaşma olarak adlandırılabilir.

“Günümüz Türkiyesinde rap müzik Fordist-Taylorist üretim bandıysa Otonom Piyade loncadır.” Uzun zamandır Rap müzik dinleyen insanlar ile konuştuğumda, son zamanlarda en rahatsız oldukları noktaların, şarkıların birbirine benzer olması ve sanki ezberlenmek için yapılmış olmaları olduğunu belirtmişlerdi. Kısaca şarkıların birer meta olarak üretilmelerinden huzursuz olduklarını söylüyorlardı. Saian ve K”st’ün duruşları ve rap müziğe olan tavırlarına bakıldığında bu ikilinin “başkaları için bir kullanım değeri üretmemeleri” yani yalnızca kendi doğruları için müzik yaptıkları ve böylece meta üretiminde bulunmadıklarını görebiliriz. “Bir şey, meta olmadan da yararlı ve insan emeğinin ürünü olabilir. Ürünüyle kendi ihtiyacını karşılayan bir kimse, kullanım değeri yaratmış ama meta yaratmamış olur.”1 Bir üretim bandından çıkan seri üretim işler yerine, şarkının her saniyesinde elinde çekiç ürününe şekil veren işçinin gün sonunda ortaya çıkardığı emeğinden aldığı hazzı dinleyenlerine yaşattığı için bu kadar seviliyordur belki Otonom Piyade. Böyle bir üretim şekline sahip olmanın getirdiği görece zorlukları es geçmemek gerekir. Belki hiçbir zaman “Mainstream” isimler olamayacaklar ya da şarkılarında anlattıklarından dolayı herhangi bir radyoda isimlerini duymayacağız ancak iki rapçinin de bunları pek umursamadığını biliyoruz. K”st’ün 5 Mart 2019 tarihinde Haber Sol’un internet sitesinde yayımlanan röpörtajı* da bu durumu kanıtlayacak niteliktedir. “Milyonlarca insanın tanımasına gerek yok. Zaten aman K”st de kimmiş diye tanımaya çalışacaklarını da zannetmiyorum… Otonom Piyade dinleyicileri az sayıda olabilir ama nitelikli ve manyak bir dinleyici kitlesine ulaştık, sahibiz. Bundan da gurur duyuyorum, hepsini ayrı ayrı seviyorum. ”

Deliler Bayramı’ndan bahsederken ‘memleket gibi’ dememizinde bir sebebi var elbet. Güneş görmemiş kentlerden, eğitim sistemine, düzenin içindeki düzensizliklere yer veren bu albümde sokaklardan fabrikalara herkesin kendinden bir şeyler bulacağı aşikar. Umuyoruz ki ilerleyen zamanda bu iki ustadan daha fazla yapıtlar dinleme fırsatı buluruz.

1  Karl Marx, Kapital cilt1, İstanbul:Yordam 2016, s.54

* https://www.gazeteduvar.com.tr/kultur-sanat/2020/02/16/camurlu-ayakkabim-kirmizi-halilar-basicam-tabii-ki-ask-olsun/

* https://haber.sol.org.tr/kultur-sanat/sinir-sisteminde-cinlayan-ofke-angaranin-yeralti-kalemsoru-kst-ile-soylesi-257907

Related Posts

Yorum Bırak